28 Eylül 2026 Pazartesi

Sponsor


Fon dolandırıcılığında medyanın rolü

Nitekim soruşturmanın hedefinde olan ve 51 yöneticisi tutuklanan şirketler yakın zamana değin medyanın gözbebeğiydi. ATV programcısı Müge Anlı, Katılımevim’in reklam yüzüydü. Reklamda, “Sen de katıl derim” diyordu ekranlarda edindiği o güvenilir yüzüyle….

Katılımevi ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, CNN Türk’te Cem Seymen’in programına iki bölümde konuk oldu. Serdar Turhan, A Para ve Akit TV’de de çeşitli programlara çıktı. Serdar Turhan şimdi tutuklu. Acaba Serdar Turhan, o programlar karşılığında CNN Türk ve öbür kanallara ödeme yaptı mı? Yoksa sadece habercilik gereği olarak mı çıkarıldı ekrana? Her iki durumda da CNN Türk yöneticileri açıklamak durumunda. Çünkü o yayınlarla yatırımcıların bu kişiye ve şirkete güvenmesinde rol oynadılar. İyi araştırmadan ekrana çıkardılarsa da yanlış, para alarak konuşturdularsa da. Her durumda sorumlulukları büyük, mağdurlar tazminat istese yeridir. Soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında Tera Yatırım’ın Yönetim Kurulu üyeleri Emre Alkin ve Kerem Alkin de bulunuyor. İkisi de ekonomi profesörü olan Alkin kardeşler aynı zamanda ekonomi yazarıydı. Gazetelerde yazmaları, TV’lerde ekonomi yorumları yapmaları, onları tanınan, bu alanda bilinen ve sözlerine güvenilen isimler haline getirmişti.

Kerem Alkin’in yazıları Sabah’ta, Emre Alkin’in yazıları da Gazete Pencere’de yayımlanıyordu. Hemen suçlu oldukları söylenemez ama okurlarını “fon dolandırıcılığı” konusunda uyarmadıkları, “ekonomi yazarı” işlevini yerine getirmedikleri ortada.

Sabah ve AHaber’in olayı geçiştirmesi de boşuna değil. SPK ile öbür kurumların ve tabii kendilerinin sorumluluğunu örtmeye çalışıyorlar. Anadolu Ajansı bile zamanında “İş dünyası” bölümünde habermiş gibi yayımladığı TERA Holding reklam metinlerini arşivinden sildi.

Yılların ekonomi gazetesi Dünya, hâlâ yazamıyor skandalı, habire SPK’nın tasfiye ettiği şirketlerden biri olan Bulls Portföy’ün açıklamalarını koyuyor sayfalarına. Çünkü Bulls Portföy, Dünya gazetesi ile “Girişim sermayesi ortaklığı” kurmuş. Bulls Portföy Yönetim Kurulu üyesi Ersoy Çoban ile Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, Dünya Holding AŞ’nin de yönetim kurulu üyeleri. Şimdi Kemal Akkaya yurtdışı yasaklı. 

Faruk Bildirici   Birgün 



27 Eylül 2026 Pazar

İstanbul


212 Photography Istanbul 2026 
Şehrin Festivali 
26 Eylül - 11 Ekim 

Şiddet


 

12 Ağustos 2026

 

 
2026'da 52 polis intihar etmişti: İçişleri Bakanı'ndan soruşturma açıklaması
Emniyet İntiharları Dijital Anıtı’nın verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında 52 polis yaşamına son verdi. Bu sayı, söz konusu dönemde ortalama dört günde bir polis intiharı yaşandığına işaret ediyor.

Verilere göre 2024 ve 2025 yıllarında ise toplam 166 polis yaşamına son verdi.

Vakaların nedenleri tek bir başlıkla açıklanamazken ekonomik sorunlar, uzun ve düzensiz çalışma saatleri, mobbing, yoğun stres ve mesleki memnuniyetsizlik öne çıkan sorunlar arasında gösteriliyor.

 

Futbol

            

Katliamcı İsrail’in oyuncusu tribünlere korner direğini silah gibi doğrulttu

 

26 Eylül 2026 Cumartesi

Film

 Etkinliklere katılım herkese açık 
ve ücretsizdir


25 Eylül 2026 Cuma

Suskunluk



Suskunluk sarmalına karşı gazetecilik: Bir konferanstan notlar 
 İlk oturumda, geçen yıl ödül kazanan “Gazze Projesi” araştırmasını yürüten isimlerden Huda Osman söz aldı. Gazze’de İsrail’in öldürdüğü gazeteciler hakkındaki haberlerinin bu cinayetlerin sorumlularının hesap vermesi konusunda somut bir etkisi olmadığını belirten Osman, “bir haberin etkisi nasıl ölçülür?” diye sordu. 110 Filistinli gazetecinin öldürüldüğü savaşta, gazetecilerin hedef gözetilerek katledildiğini belgelemişlerdi, ancak sorumlulardan hiçbiri bu suçlar için henüz hesap vermedi; uluslararası camia sessizdi. Osman’a göre savaş suçlarının kayıt altına alınması kısa vadede olmasa da yıllar sonra hesap sorulabilmesi için tek yoldu.

 Uluslararası yarışmanın jüri başkanı Bosna-Hersek’ten deneyimli gazeteci Leila Bičakčić’ti. O da yapılan haberlerin etki gücünün nasıl ölçüleceğine değindi: “Bazen bir yasa değişiyor, bir soruşturma açılıyor, denetleyici bir kurum devreye giriyor, bir politikacı istifa ediyor, bir şirket uygulamalarını değiştiriyor… Ancak değerlendirdiğimiz haberler ‘etki’nin her zaman kısa vadede görülemediğini ya da yukarıdaki örneklerde olduğu gibi çok kolay ölçülemediğini de gösteriyor. Gazetecilik bazen de bazı kurumların artık görmezden gelemeyeceği sorunları görünür kılar. Yurttaşlara daha önce farkında olmadıkları deliller sunar, yasama ya da yargı organlarının gündemine etki eder. Bazen de toplum hafızasına kayıt düşer ve sonrasında iktidara gelenlerin ‘biz bunu bilmiyorduk’ demesini engeller”.

 “Kaçak fabrikalar” adlı bir diğer haber ise doğada yok olmayan çevrede ve insan vücudunda birikebilen kimyasalları (PFAS) odağına alıyordu. Gazeteciler İtalya'nın kuzeyindeki Vicenza kentinde bulunan ve bölgedeki yüz binlerce kişinin içme suyunu PFAS kimyasallarıyla kirleten fabrikanın izini sürdü. Altı kişilik ekip İtalya’da üretimi yasaklanan fabrikanın sökülerek Hindistan'da yeniden kurulduğunu ortaya çıkardı. Aynı müşterilere çevre koruma yasaları daha gevşek olan başka bir ülkede üretim yapılıyor, bu kez Hindistan’dakiler zehirleniyordu. Haber Hindistan'da büyük tepkiye yol açtı. Milletvekilleri fabrikanın kapatılmasını talep ederken, bölge sakinleri tesisin önünde protestolar düzenledi ve yasaklı kimyasalların ithalatına karşı bir imza kampanyası başlatıldı.

 

Jüri son olarak, Hırvatistan’dan Barbara Matejčić'in iki ülkeden meslektaşlarıyla hazırladığı “Fotoğraf İçin Öldürmek” araştırmasına özel ödül verdi. Araştırma, 1992 yılında Bosnalı Sırp bir milisin bir sivili infaz ederken çekilmiş fotoğraflarını yeniden gündeme getirdi. Cinayeti görüntüleyen foto muhabirlerinin yalnızca tanık mı olduklarını, yoksa orada bulunmalarının infazda bir rol oynayıp oynamadığını sorguladı. Fotoğrafları Reuters haber ajansına satan, dünyanın en prestijli fotoğrafçılık ödülü World Press Photo ödülü kazanan ve Hollanda'da sığınma hakkı elde eden foto muhabiri, bir gazetecilik kahramanı ilan edilmişti. Ancak Bosnalı Müslüman keskin nişancı olarak belirttiği kurban bir sivildi. Haber bunu ortaya çıkardı. Öldürülen kişinin ailesi 30 yıl sonra babalarının masumiyetini bu haberle dünyaya duyurdu. Araştırmanın ardından fotoğrafın açıklaması düzeltildi, fotoğrafçıya verilen ödülün geri alınması için de imza kampanyası başlatıldı. 
Can Ertuna   Birgün

                                                         

17 Eylül 2026 Perşembe

Çöp

       

 Politico:  Avrupa Birliği, 
Türkiye'ye 'çöp dağları' 
göndermeyi onayladı  

15 Eylül 2026 Salı

2024

  

 Ömürlük Yaslar Siyasi Cinayetleri Yakınları Nasıl Hatırlıyor?

14 Eylül 2026 Pazartesi

Britanya

 


1984-85 Madenci Grevinden Fotoğraflar

 MARTIN PARR VAKFI / 2024

     


Fotoğraf

 

Fotoğraf/Film Günleri 2026 programı hazır!

27'incı yılına giren Sergi Odası (Zonguldak) , 2026'nın Kasım ve Aralık aylarında Fotoğraf/Film Günleri'nin Üçüncüsüne  hazırlanıyor.

İki ay boyunca bir dizi sergi, gösteri, toplantı Sergi Odasına konuk olacak.

Hazırlanan ön programda yer alan beş konu başlığı altında toplanan filmler şöyle sıralandı: 

Sinemada Sanatçı Yaşamları Van Gogh Sarısı, Factory Girl Edie, Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı  Sinemada Fotoğrafçılar  Ara Güler, Annie Leıbıvitz, James Natchwey  Sinemada Balkanlar Sıradan İnsanlar, Yeraltı, Kardeş Nereye: Mübadele, Sınırlar Arasında: Bosna'da Derebeylik Var!  Sinemada Edebiyat Uyarlamaları: Jane Austen Pişmanlıklar, Oliver! (Müzikal), 1984  Bizim Kentin Filmleri: Satış, Tatil, K-Ömür, Filyos'un Gözyaşları: Çaycuma Köprü Faciası.

Programda yer alan sergiler ise şöyle: 70'li Yıllar/Bir Kesit (Kemal Türkler'in Anısına!), Madenci ve Zonguldak Grevi, Sunum Masasında Karikatürist Burhan Solukçu.

Ayrıca, Sergi Odası kitap okuma grubu sinemaya uyarlanan kitapları değerlendirecek.
İlki 2024'de gerçekleşen Fotoğraf/Film Günleri, Britanya (İngiltere) kömür işçilerinin 84/85 uzun grevinin 40'ıncı, Karaelmas kömür havzası maden işçilerinin 90/91 uzun grevinin 34. yılı nedeniyle hazırlandı. 

Bu yılın programı Zonguldak kent yaşamını belgeleyen fotoğrafçı Mustafa Eyriboyun ve yakın tarihte hayata veda eden fotoğrafçı Martin Parr anısına adandı.


67sergi@gmail.com

11 Eylül 2026 Cuma

Venedik


 GAZZE'Yİ ANLATAN NAZA’YA  VENEDİK’TE 25 DAKİKA ALKIŞ 

İşte İsrail'in Gazze'deki askeri yetkililerinin "Naza" olarak adlandırdığı, yani sivil kayıpları ifade eden, rahatsız edici bir belgesel. Hesaplanan "Naza" sayısı, her askeri saldırıdan kaynaklanacak tahmini sivil ölüm sayısını gösteriyor ve belki de Vietnam Savaşı sırasında ABD ordusunun kullandığı “body count” (ceset sayısı) terimiyle aynı çağrışımları kazanacak. Yönetmenler, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin Filistin Batı Şeria köylerine yönelik saldırılarını konu alan "No Other Land" filminin yapımcılarından Yuval Abraham ve Rachel Szor . NAZA'nın yapımcılığını Jonathan Glazer (İlgi Alanı - The Zone of Interest) ve James Wilson üstleniyor ve bazı öykülerinin daha önce yayınlandığı Guardian'ın yapımcılığında çekiliyor.

 Yüzleri gölgede, görünüşleri ve sesleri dijital olarak değiştirilmiş, hayal kırıklığına uğramış İsrail istihbarat subayları ve personeli, yönetmenlerle Gazze'deki savaş hakkında konuşuyor. Bunu, İsrail istihbaratının merkezi olan Tel Aviv'in karanlık gece çatılarında, sözde gazetecilik gizliliği amacıyla yarı gizli bir şekilde yapıyorlar; ancak bu aynı zamanda dramatik bir arka plan ve şehrin tüm ürkütücü umursamazlığı ve kalpsizliğinin ortam görüntülerini de sağlıyor. Periyodik olarak, kameranın gözü parıldayan apartman binalarının üzerinden geçerek, Gazze'ye sadece 60 km uzaklıktaki müreffeh yaşamların anlık görüntülerine odaklanıyor.

 

Kömür

 

Zonguldak Kritik Zirveye Hazırlanıyor: Kömürün Geleceği Ve Maden Faciaları Masaya Yatırılacak 
Kömürün başkenti Zonguldak, madencilik sektörünün en önemli ve kapsamlı buluşmalarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından organize edilen Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi (KÖMÜR TÜRKİYE 2026), 23-24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Zonguldak Dedeman Otel’de gerçekleştirilecek.

 

3 Eylül 2026 Perşembe

kazaların yüzde 27’si yollardan

Her gün 5 kişi motosiklet kazalarında niye ölüyor? 
Motosiklet Sürücüleri Federasyonu (MOSEF), Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri... 600 binin üzerinde üyesi var. 37 yaşındaki Federasyon Başkanı Murat Tomris’e, “Günde yaklaşık 5 motor sürücüsünün hayatını kaybettiği doğru mu?” diye soruyorum. Bu bilgiyi doğruluyor ve anlatmaya başlıyor: “Ölen motorcuların çoğunluğu 16-30 yaşında... Aslında ölen kurtuluyor bir şekilde. Bir de kazalarda ölmeyip ölmekten beter olan insanlar var. Mesela omurilik hasarı alanlar bir daha hiç yürüyemiyor. Uzuvlarını kaybedenler var. Çünkü motosiklet kazalarında sizi koruyacak bir kaporta yok. Direkt bedeniniz darbe alıyor.”
“Peki neden bu kadar çok kaza oluyor?” diye soruyorum bu kez. “Türkiye’de ehliyet sistemi baştan aşağıya fiyasko! 12 yaşındaki çocuğuma bir motosiklet vereyim, ‘Oğlum şöyle bir düz git, şurada bir sekiz çiz, sağ sol sinyal vererek devam et’ diyeyim, yapsın bunları, ehliyeti alır! İnsanları o kadar basit bir sınava tabi tutuyorlar. Sınav kuruluna giren denetmenlerin çoğu motosikletin nasıl kullanılacağını bile bilmiyor! Oysa Avrupa’da bir sistem var, sürücü kursuna gidip ‘Motosiklet ehliyeti almak istiyorum’ dediğinizde, sizi önce bir akademiye yönlendiriyorlar. ‘Git, buradan ileri ve güvenli sürüş eğitimi al, profesyonel sürücü olduğuna dair sertifikanı getir, sonra ehliyet sınavına gir’ diyorlar. Bu eğitim süresi, Almanya’da asgari 55 saat, Hollanda’da 43 saat, Fransa’da 35 saat... Bizde ise hiç yok. Maalesef bizde ehliyeti alan, kendini profesyonel sürücü sanıyor, trafiğe çıkıyor ve kaza yapıyor. Federasyon olarak şubat ayında bir çalıştay düzenledik. Orada da dile getirdik. Gençlerimizi kaybediyoruz, bunu bir milli güvenlik meselesi olarak görmeliyiz. Ehliyet sisteminin tamamen yenilenmesi gerekiyor. Bu konuyla ilgili eğitim süreçlerini federasyon olarak 81 ilde biz yürütebiliriz. İnsanların nasıl panik fren ve ani manevra yapacağını, nasıl düşeceğini, kaza anında ne yapacağını, her şeyi bilmesi lazım. İleri seviyelerde eğitimlerle bunlar öğretilebilir. Bu işin devlet sivil toplum işbirliğiyle ele alınması şart. Bir de Avrupa’daki otoyolların tamamı güvenli. Bizde ise Ulaştırma Bakanlığı’nın internet sitesinde bahsetmiş olduğu gibi kazaların yüzde 27’si yollardan kaynaklanıyor. Yani yetersiz aydınlatma, bozuk asfalt,  çukurlar, bariyerler ve yol işaretlerinin eksikliğinden... Bu konu da acilen ele alınmalı.”   
Mine Şenocaklı   Gazete 0ksijen

                                              


  

İzmir, Karaburun


31 Ağustos 2026 Pazartesi

SİNOP


Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor! 
İlk olarak 2006 yılında düzenlenen Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, yirmi yıllık tarihinin ardından 2 Eylül – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek onuncu edisyonuyla önemli bir dönüm noktasına ulaşıyor. Yerel katılımı, imece temelli üretim modeli ve ulusal ve uluslararası sanatçılarla kurduğu iş birlikleri sayesinde Sinop’u, çağdaş sanatın önemli buluşma noktalarından biri hâline getiren bienal, onuncu edisyonunda da bu mirası geleceğe taşımayı hedefliyor. İlk günden bu yana tek bir başküratör belirlemek yerine farklı isimlerin eşit düzlemde birlikte çalıştığı yatay küratöryel modelini benimseyen Sinopale’nin 10. edisyonunun eş-küratörlüğünü Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve bienalin kurucusu Melih Görgün üstleniyor.

28 Ağustos 2026 Cuma

"eğitim şart"

 
İngiltere’nin plastik atıkları Çukurova’da sulama kanallarını kirletiyor 
Uluslararası çevre örgütü Environmental Investigation Agency’na (EIA) göre, İngiltere’nin Türkiye’ye gönderdiği plastik atıkların yaklaşık yüzde 13’ü Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında Adana’daki geri dönüşüm bölgesinde bulunan sekiz tesise ulaştı.

Bu dönemde
13 İngiliz şirketi bölgeye 545 sevkiyat yaptı. Sevkiyatların toplam ağırlığı 52 bin tonu buldu.

Haberde, plastik atık ihraç eden şirketlerin yasa dışı hareket ettiğine ilişkin bir iddia bulunmadığı belirtildi. Ancak İngiltere’deki mevzuat, ihracatçı şirketlere gönderdikleri atığın çevreye zarar vermeden geri dönüştürülmesini sağlama sorumluluğu yüklüyor.