![]() |
İşgalci Trump'ın akıl almaz 'Yeni Gazze' videosu: Altın heykeller, para yağmuru altında dans |
Yanan hep bizdik / Sizler kömür sandınız! O dizelerin hikayesi
Mustafa Eyriboyun
Dün gece yarısından sonra tam yatmak üzereyken sevgili Engin Çöl'den bir mesaj geldi. "Yanan hep bizdik/Sizler kömür sandınız" şiirimi istiyor. "Ne zamana..." diye sordum. On-onbeş dakika kadar bekledim, cevap gelmeyince yattım. Çünkü bir önceki gece ağrıdan sızıdan hemen hiç uyuyamamıştım.
Engin'in "Yarına" diyen cevabını sabah okudum. Bu şiirin öyküsü epey uzun... Kısaca şöyle... Aslında Armutçuk grizu faciasının (1983) acısıyla sadece "Yanan hep bizdik/Sizler kömür sandınız" şeklinde sözlü olarak söylenmişti. Dizelerin yazıya dökülmesi ise 1992 Kozlu faciası sonrasına dayanır. "Dizeler"in dediğime bakmayın, o sözlerin bu kadar derin etkisi olacağını hiç düşünmemiştim. Şiir yazma gibi bir iddiam da hiç olmadığı için bunları bir yerlerde yayınlamak da aklımdan hiç geçmedi. Ta ki eşim (Dilek) Ankara Siyasal'da yüksek lisans yaparken, Mülkiyeliler Birliği Dergisi'nin editörlüğünü yapan Oktay Etiman'ın (Merhum) eşimden Kozlu grizu faciasıyla ilgili fotoğraf istemesine kadar. Fotoğrafla birlikte bu dizeleri göndermiştim. Gönderdiğim fotoğrafla birlikte bu dizeler de Dergi'ye kapak olmuştu. Fakat kendi ifadesiyle "yoğunluktan", Oktay Etiman, derginin hiç bir yerinde adımı yazmamış. Daha sonra Mehmet Özer'in bir şiir kitabında bu dizeleri kendi yazmış gibi kullanması üzerine Etiman ile yazışmalarımız olmuştu. (Oktay Etiman ve şahsen tanımadığım bir iki kişiyle yazışmalarımıza ait e-postalar hesabımda kayıtları duruyor.)
“Ben şiir yazdım” demeye cidden utanıyorum. (Şair dostlarım lütfen affetsin.) Ancak bu dizeleri şiir formunda yazmam ise 2000 ya da 2001 yılına dayanıyor. O güne kadar orda-burda, kağıt parçalarına, defter köşelerine yazdığım ne varsa bilgisayara kaydetmiştim. Bunları noterde tescilletmek istedim fakat ciddi bir para tuttuğu için vazgeçtim. Az para tutsun diye bir sayfaya birden çok şiirimsi sığdırmıştım (uyanığız ya...) ama meğer noterde sayfa denince belli bir sözcük sayısı esasmış. Yüz küsur sayfa dosya bilgisayarımda onyedi yıldır duruyor. Bu arada e-posta gruplarında, eski/yeni Facebook hesabımda yazdıklarım hariç... Düz yazı hariç, sadece şiir formunda yazdıklarımı toplasam onlar da bir otuz kırk sayfayı bulur.
Tanıdık tanımadık pek çok kişi, arkadaş, dost benden kitap beklediğini söylüyor/yazıyor. Doğrusu bu gururumu okşamıyor değil. Ancak kitap yazmak, "Tamam bunun işi bitti. Bu oldu" demek gibi bir şey. Ben hiç bir şeyi sonlandıramam ki... Hâlâ bu "Yanan Hep Bizdik" şiir denemesini okuduğumda bile bazı yerlerini değiştirebilirim. Yani bende "plastik sanatlar" yerine "elastik sanatlar" var. Bereket bu denememi Gülden Hanım Halkın Sesi gazetesindeki şiir sayfasında yayınladı. Onunla, bulup Engin'e gönderdiğim aynı mıdır? Yoksa değiştirilmiş midir onu bilemiyorum. Çünkü elli yerde kayıt var. Şu an bulabildiğim bu.
Sürç-ü lisan etti isek affola. Günler hayr, şerler defola...
2018
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eyriboyun
Bülent Ecevit Üniversitesi
Mühendik Fakültesi
Makine Mühendisliği Bölümü
Trump’tan mide bulandıran Gazze paylaşımı
Daha önce yaptığı açıklamalarda Gazze'yi devralacağını söyleyerek, Gazze'deki Filistinlilerin kalıcı olarak zorla yerinden edileceğine ve Gazze'de bir 'emlak geliştirme planının' hayata geçirileceğine işaret eden Trump'ın 'Gazze planına' tepkiler sürerken, Cumhuriyetçi ABD Başkanı, bugün paylaştığı videoda, "Gazze 2025, sırada ne var?" yazısıyla birlikte Gazze'deki yıkımı gösteren yapay zeka görsellerinin ardından, yine yapay zeka ile oluşturulmuş görsellerde Gazzelilerin gökdelenlerin inşa edildiği, lüks araçların sokaklarda dolaştığı Gazze'ye doğru yürüdüğü görülüyor.
33 saniyelik videoda ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı ve 'Hükümet Verimlilik Departmanı'nı (DOGE) yöneten milyarder iş insanı Elon Musk'ın deniz kenarında gülerek yemek yediği, erkek dansçıların kumsalda dansöz kıyafetiyle dans ettiği, bir çocuğun elinde Trump'ın başı şeklinde altın rengi bir balon taşıdığı, Gazze sahiline yatların yanaştığı, Trump'ın bir gece kulübünde bir dansözle karşılıklı dans ettiği, Musk'ın kumsalda havaya para saçarak dans ettiği ve çocukların da havada savrulan paraların altında dans ettiği görüldü. 'Trump'ın Gazze'si' (Trump Gaza) ifadesinin yer aldığı, otel olduğu anlaşılan bir binanın yanı sıra Trump'ın altından bir heykelinin de Gazze'ye dikildiği, Trump ile İsrail'in Gazze'ye saldırıları dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) hakkında tutuklama kararı çıkardığı İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile birlikte üzeri çıplak bir şekilde havuz kenarında güneşlendiği sahneler de videodaki görüntülere yansıdı. Trump ile Netanyahu'nun arasında ise yine 'Trump'ın Gazze'si ifadelerinin yer aldığı görüldü.
Boğaziçi Üniversitesinde atanmış yönetim 34 kulüp ve topluluğun yönetim kurulunu görevden aldı
Boğaziçi Üniversitesinde atanmış yönetim, 25 Şubat'ta 34 kulüp ve topluluğun imzaladığı ortak bildiri gerekçesiyle pek çok kulübün yönetim kurulu üyelerini görevden alınmasına ve etkinliklerinin bir ay süreyle dondurulmasına karar verildi. Kulüplere gönderilen açıklamada şöyle dendi:
Sanatın yapay zekayla yorumu telife tabi mi?
Geçen ay Paris’te Unifrance Paris’te Randevu 2025 etkinliğine katılan Dijital Platformlar editörümüz Elçin Yahşi’nin ünlü belgesel fotoğrafçısı Martin Parr ve yönetmen Lee Schulman ile yaptığı söyleşi ile ilgili anlattıkları aklıma yine Ara Güler’in yapay zekayla hareketlendirilmiş fotoğraflarını getirdi. “Bireysel fotoğrafçılığın esaslarının yapay zeka ile kopyalanabilir veya geliştirilebilir olmadığını düşünüyorum” diyen Parr’a Yahşi, usta Güler’in hareketli fotoğraflarından bahsettiğinde, “Rezalet bir şey bu, hiç iyi bir haber değil” yorumunu yapmış, Schulman da araya girip şakayla karışık, “Magnum’a haber verin yapanı dava etsinler” deyivermiş.Hem etik hem hukuksal açıdan sorun olabilir
Northeastern Üniversitesi’nde felsefe alanında araştırma doçenti de olan Cansu Canca, “Bu durum etik açısından bakıldığında eserlerin kullanımından beklentimize ve eserlere yapılan yaratıcı katkılara bağlı” diyor ve ekliyor, “Burada hangi çalışmalar etik, hangileri değil, önce bunun analizi yapılmalı.” Peki yurtdışında nasıl gelişmeler var? “Geçen sene Hollywood yazarlar ve aktörler grevinde de bu konu gündemdeydi” diyen Canca anlatmaya devam ediyor, “Yapay zeka yaratıcı alanlarda başkalarının eserlerine ne kadar müdahale etmek için kullanılabilmeli konusunda yasal olarak netlik kazandırmak için çalışmalar var. Hangileri telif hakkından dolayı kullanılamaz, bu da aktif dava konularından. ”
ABD'li yönetmen Michael Moore, Gazze'deki soykırımın güçlü propagandayla gizlendiğini söylediAkademi ödüllü yönetmen Moore, X'teki paylaşımda Gazze'de yaşananlara dikkati çekerek, "Hiçbir film yapımcısı, yazar veya sanatçı, kendilerinin yok edilişinin hikayesini anlatmak zorunda kalmamalı. 22 cesur Filistinli film yapımcısı, geçen yıl Gazze'de evlerinin ve şehirlerinin enkazından çıkarabildikleri her türlü aracı kullanarak hikayelerini filme almanın bir yolunu buldu. Yönetici yapımcısı olmaktan gurur duyduğum olağanüstü film 'From Ground Zero', 2 saatten kısa bir sürede, bu konuyu anlatan kısa filmlerden oluşuyor. İşin gerçeği şu ki, bu filmin varlığı bile insani ve sinemasal bir mucize. From Ground Zero'yu izleyin." ifadelerine yer verdi.Kendi kişisel internet sayfası michaelmoore.com'da da bu konuyla ilgili detaylı bir yazı kaleme alan Moore, şunları kaydetti:
Çaycuma Belediyesinin şirketi ÇAYBEL, Atatürk Bulvarı üzerindeki tarihi Belediye Çay Bahçesi ile Askerlik Şubesi arasındaki yolda kurulması planlanan Sanat Sokağı için 14 adet kulübe imal etti. Tümüyle ahşaptan imal edilen kulübeler Çaycuma Belediyesi ekiplerince yerlerine yerleştirildi. Son derece şık şekilde tasarlanıp imalatı yapılan kulübelerde, her türlü el işiyle hediyelik eşyaların satışı yapılacak. Kadın emeğinin değerlenmesi için önemli bir görev üstlenecek satış kulübeleri, ilçenin görsel ve turistik değerine de katkı sunacak.
Sıradan Faşizm
İkinci kuşak Sovyet sinemacılarından biri Mikhail Romm. Hemen tümü arşivlerden derlenmiş, Aralarında Hitler'in özel film arşivi, SS subaylarının çektiği özel filmler, Sovyetler'in ve diğer kimi ülkelerin devlet arşivleri gibi kaynaklar da bulunan materyali kurgulayarak oluşturduğu anıtsal 'Sıradan Faşizm ' filmiyle, Almanya'da Nazizm'in 1930'larda başlayan yükselişini ve savaş sonu ile birlikte gelen çöküşünü anlatıyor.
Bunun yanı sıra, aynı zamanda 'faşizm'in içinde oluştuğu koşulları, sıradan, küçük, önemsiz bulunan olaycıklarla tehlikeli hoşgörülerle, gündelik boş verişlerle, yerine getirilemeyen görevler ve kaçınılan sorumluluklarla nasıl palazlandığını da gösteriyor.
Bir taraftan 'eğlenceye boğulmuş' ve çökmekte olan 'soyluları ve zenginleriyle' diğer taraftansa Hitler ve Musolini'nin şahsında cisimleşen pespaye bir hakimiyet tutkusuyla çok başarılı bir üslupla dalga geçerken , diğer taraftan bu kepazeliğin ağır bedellerini de seyircinin önüne koyuyor.
Siyah Beyaz
İlk Politik Belgesel Başyapıtı, 1965
https://www.dr.com.tr/film/obyknovennyy-fashizm-siradan-fasizm/yabanci-sinema/klasikler/urunno=0000000592469
PACBI, sinemacıları Berlinale'yi boykot etmeye çağırdı
İsrail’e Akademik ve Kültürel Boykot için Filistin Kampanyası (PACBI), uluslararası sinemacıları 75. Uluslararası Berlin Film Festivali’ni (Berlinale) boykot etmeye çağırdı.
Açıklamanın bir kısmı şu şekilde: “Berlinale, İsrail’in Gazze’de katlettiği on binlerce Filistinliyi anmaktan dahi kaçındı. Sadece geçen ay, festival yönetimi, Filistinlilerle dayanışma gösteren bir çalışanını Alman polisine ihbar ederek onun kişisel güvenliğini tehlikeye attı. Sinemacılar, Filistin mücadelesine zarar vermemek ve İsrail’in soykırımını ile apartheid rejimini aklamaktan kaçınmak gibi temel bir etik sorumluluğa sahiptir. Uluslararası Berlin Film Festivali, Alman hükümetinin Gazze'deki soykırımda İsrail ile ortaklığına suç ortağıdır ve Filistinlilerle dayanışma içinde olan sinemacıları koruyamamaktadır. Berlinale'yi boykot et!"
İngiltere’de sendikalardan faşizme karşı örgütlenme çağrısı
Yahudi Sosyalist Grubu’ndan David Rosenberg, Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte 1930’lardaki dehşet verici dönemi hatırlatan işaretlerin daha görünür hale geldiğini söyledi: “O dönemde aşırı milliyetçi nefret, özellikle antisemitizm, Avrupa genelinde yaygındı. İnsanlar geleneksel politikacılara olan inançlarını kaybederek haklarını savunacağını vaat eden figürlere umut bağladılar. O zaman da Avrupa genelinde aşırı sağ hızla yükseliyordu. (…) Aşırı sağın bayrağına koşanlar arasında, hayat koşullarını iyileştirmek isteyen sıradan insanlar vardı. Ve bu insanlar kendi servetini ve gücünü artırmak isteyen demagoglar ve diktatör heveslileri için kolay bir av haline geldiler.
İtfaiyeciler Sendikası (Fire Brigades Union) Genel Sekreteri Steve Right da yaptığı konuşmada işçi sınıfının aşırı sağa karşı mücadeledeki önemine vurgu yaptı: “Aşırı sağı frenlemek için sokaklarımızı, işyerlerimizi örgütlemeliyiz. Yanıbaşımızda çalışan göçmen işçilere değil tepemize binen patronlara tepki vermeliyiz” dedi
Londra'da aşırı sağcılar ile ırkçılık karşıtları karşılıklı eylem düzenledi
Almanya'da yüz binlerce kişi, AfD'yi protesto etti
Uluslararası spor kuruluşları, İsrail'in Gazze'deki soykırımını görmedi
Sporda uluslararası çatı kuruluşları, 1 yılı aşkın süredir devam eden soykırıma rağmen İsrail takımlarına ve sporcularına yaptırım uygulamak bir yana, kınama mesajı dahi yayımlamadı. İsrailli sporcular, ülkeleri Filistin topraklarında sporcular öldürülürken, uluslararası turnuvalarda mücadeleye devam etti.
Filistin ile ateşkes anlaşması kararı alınana kadar geçen 15 aylık süreçte Gazze'de 700'den fazla sporcu yaşamını yitirdi, 286 spor tesisi yıkıldı. Dünya kamuoyunun tepkisine rağmen İsrailli sporcular, bu süreçte uluslararası turnuvalarda boy göstermeyi sürdürdü.Uluslararası Olimpiyat Komitesi iki yüzlü davrandı
Doğa talanına karşı mücadelenin sergisi: "Kaz Dağları Direnişi"
Kaz Dağları’nda yapılmak istenen maden çalışmalarına karşı direniş yıllardır sürüyor.
Direnişin sesini duyurmak ve kitleselleştirmek için ise ekoloji platformları, STK’ler ve yurttaşların çalışmaları devam ediyor.
İşte bu amaçla Kaz Dağları Ekoloji Platformu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek olan Gözden Çıkarılmış Topraklar: Kaz Dağları Direnişi adlı fotoğraf sergisi, 30 Ocak saat 17.30’dan 6 Şubat’a kadar Çanakkale Belediyesi Troia Sergi Salonu’nda ziyarete açık olacak.
Fotoğraf sergisinin hazırlayıcıları olan Begüm Ormancı ve Helin Sinan ile Kaz Dağları’ndaki tanıklıkları ve sergi hakkında konuştuk.
Bianet
“Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar” Sergisi Bulgur Palas’ta
Magnum Photos ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kalıcı iş birliğinin ikinci sergisi “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”, 10 Haziran 2025 tarihine kadar Bulgur Palas’ta sanatseverlerle buluşuyor.
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde açılan “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar” sergisi 45 sanatçının yaklaşık 90 fotoğrafından oluşuyor. Magnum Photos ile İBB arasındaki kalıcı iş birliğinin ikinci sergisi olan “Magnum İstanbul’da: İnsan Hakları-Olanlar Olmayanlar”, ajansın arşivinden derlenen çarpıcı fotoğrafları, ajansın ilk Türk fotoğraf sanatçısı üyesi Emin Özmen küratörlüğünde izleyicilere sunuyor.
Kâr hırsı yargılanacak
Geçtiğimiz hafta Yunanistan ve Sırbistan’da meydanlar dolup taştı. Pazar günü Yunanistan’da son 30 yılın en büyük kitlesel eylemi olarak nitelenen gösteriler gerçekleşti. Atina’dan Selanik’e, Patra’dan adalara kadar ülke genelinde sayılarının yüz binleri bulduğu ifade edilen kitleler 28 Şubat 2023’te yaşanan ve 57 kişinin hayatını kaybettiği Tempi tren kazası için adalet talebiyle meydanlara çıktı: "Kâr hırsı yargılanacak" dedi. Sırbistan’da ise Novi Sad tren istasyonu faciasında 15 kişinin ölümüne tepki olarak ülke genelinde büyük protestolar gerçekleşti.Tempi tren kazası, Atina’dan Selanik’e giden yolcu treninin yük treniyle çarpışması sonucu gerçekleşmişti. İncelemeler, özelleştirme politikalarının getirdiği ihmal ve kâr odaklı yaklaşımlara işaret ediyordu. Ses kayıtları, işçi sendikalarının yaptığı uyarılara kulak tıkandığını ve demiryollarında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını ortaya koymuştu. Ulaştırma Bakanı istifa etmişti, ancak bu, toplumun öfkesini ve adalet arayışını durdurmadı. Bilakis, itirazlar daha örgütlü bir şekilde hem sorumluların cezalandırılması hem de özelleştirmelerin durdurulması talepleriyle büyüdü.
∗∗∗
Benzer bir adalet arayışı Novi Sad’daki tren istasyonu faciası sonrası Sırbistan’da da yaşandı. Son olarak 24 Ocak Cuma günü Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunun çatısının çökmesi sonucu hayatını kaybeden 15 kişi için adalet talebiyle ülke genelinde kitapçılar, barlar ve tiyatrolar greve gitti. Daha önce de binlerce kişi sokağa dökülmüştü. 15 kişinin ölümü kamu altyapı projelerindeki yolsuzluk ve ihmallerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor ve bu da hükümete yönelik tepkileri artırıyor. Sokak hareketinin başını ise öğrenciler çekiyor.
Özge Güneş Birgün
Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Özsoy tarafından TÜBİAK destekli hazırlanan proje kapsamında düzenlenen serginin açılışı 28 Ocak Salı günü saat 14.00’de yapılacak.
Aynı proje kapsamındaki “EKİ İşçi-Fabrika Sinemaları: Sahadan İzler” belgeselinin ilk gösterimi ise 28 Ocak Salı günü saat 15.00’de BKM sinema salonunda izlenebilecek.
Musk'ın 'Nazi selamı'na Almanya'da 'Heil Tesla' protestosu: Soruşturma başlatıldı
Gruplar geçtiğimiz günlerde, Musk'ın el hareketinin de yer aldığı görüntüleri "Heil Tesla" ifadesi ile birlikte Almanya’nın Grünheide bölgesindeki Brandenburg Tesla fabrikasının duvarına yansıttı. "Heil Tesla" ifadesi, ''Heil Hitler'' sloganına gönderme içeriyor.
"BİR BUÇUK SAAT BOYUNCA SANAT YAPTIK"
Gruplar eyleme dair sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda, Musk’ın aşırı sağcı siyasi gruplarla olan bağlarına dikkat çekti.
Brandenburger polisi, İlk etapta bu görüntülerin “sahte” olduğunu ve böyle bir projeksiyonun yapılmadığını öne sürdü. Polis sözcüsü perşembe günü ise olayın araştırıldığını ve projeksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğinin henüz kesin olarak tespit edilemediğini bilirdi.
Zentrum für politische Schönheit grubu, projeksiyonun yaklaşık bir buçuk saat sürdüğünü belirterek, Tesla fabrikasının güvenlik önlemlerinin bu kadar zayıf olmasına şaşırdıklarını ifade etti. Grup sosyal medya paylaşımlarında, "Polis, fotoğrafın sahte olduğunu söyleyerek medyayı yanıltıyor. Ancak fabrika güvenliğinin bu kadar uzun bir süre boyunca bu projeksiyonu fark etmemesi mümkün mü" ifadelerini kullandı.