20 Mart 2025 Perşembe

 

CIA’in 'müdahale ettiği' ülkeler ilk kez açıklandı

Söz konusu belgenin 2023 yılında da yayımlandığı ancak o dönemde ülkelerin isimlerinin sansürlendiği ortaya çıktı.

Son yayımlanan belgelerde ise bu bilgiler ilk kez sansürsüz olarak kamuoyuna açıklandı. 
LATİN AMERİKA’DA PROTESTO DESTEĞİ

Belgelerde CIA’in Latin Amerika’daki protestoları organize etmek ve yönlendirmek için aktif rol oynadığı da belirtiliyor.

Arjantin, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Ekvator, Guatemala, Meksika, Panama, Peru, Uruguay ve Venezuela’da propagandayı desteklemek amacıyla kitlesel gösterilerin düzenlenmesine yardımcı olunduğu bilgisi belgelerde yer alıyor.

Bu durum, ABD’nin sadece seçimlere finansal destek sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kamuoyunu etkilemeye yönelik operasyonlar gerçekleştirdiğini gösteriyor.

                      

BKM Zonguldak - Tiyatro

BKM

17 Mart 2025 Pazartesi

BEÜ

“Hamaset, Nutuk, Nostalji Yok... Kızgınız!”

 

6 Ağustos 1945 - 2025 Hiroşima / İmparatorluğa Lanet Günü

 

1984’ün yetimleri gibi...

6 Ağustos 1945 tarihinde Hiroşima’ya atom bombasını atan uçağın pilotu, Paul Tibbets’tı. İlkokul çağında izlediğim bir filmde, Paul Tibbets’ın B-29 bombardıman uçağına nasıl ad verdiğini gördüğümü anımsıyorum. Tibbets, uçağa ölmüş olan annesinin adını veriyordu: Enola Gay.

Tarihin en korkunç katliamlarından birinin silahı olarak kullanılan uçak, 2. Savaş’tan sonra da birçok nükleer bomba testinde Tibbets’ın görev aracı oldu. Bizim için kan kırmızısının ve ölüm karanlığının simgesi olan Enola Gay, Amerikan tarihinin gurur verici bir parçası olarak, 1980’den bu yana Washington’daki Ulusal Havacılık ve Uzay Müzesi’nde sergileniyor.

İnternette kısa bir araştırmayla, Paul Tibbets ve Enola Gay’in pek çok fotoğrafına ulaşmanız mümkün. Uçarken, pistteyken, Tibbets’la, uçuş ekibiyle, tek başına... Bu yazıya eşlik eden fotoğraf da onlardan biri. Ama, Rachel Maddow’un anlattığına göre, bu fotoğrafın ve benzerlerinin internetten silinmesi için bir çalışma yürütülüyor.

 Neden? 

Çünkü Trump yönetimi, ‘farklılık, ‘eşitlik’ gibi sözcüklere ambargo koyarken, ‘gay’likle ilgili her şeyi de yasaklamaya çalışıyor! ‘Turunç başgan’ın kanun hükmünde kararnamelerinden yola çıkan Savunma Bakanlığı yetkilileri, büyük olasılıkla arama penceresine ‘gay’ yazıp, ortaya çıkan tüm verileri ‘silinecekler listesi’ne kaydediyor! 

Uğur Kutay   Birgün

                                 

11 Mart 2025 Salı

Kilimli


Olay, bugün öğle saatlerinde Kilimli ilçesine bağlı Damarlı Mahallesi'nde bulunan ruhsatsız maden ocağında meydana geldi.
  
İddiaya göre, Yetkin T. (26) isimli bir maden işçisi ocakta çalışırken göçük altında kaldı. Ocak sahipleri tarafından Kilimli Semt Polikinliği'ne götürülen Yetkin T.'nin elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiğini söyleyen ocak sahipleri, Yetkin T.'yi acil serviste bırakıp kaçtılar. Durumu ağır olan Yetkin T., daha sonra Kilimli Semt Polikinliğinden Atatürk Devlet Hastenesi'ne sevk edildi. Burada yapılan ilk incelemede 26 yaşındaki madencinin göçük altında öldüğü tespit edilirken, kesin ölüm nedeninin otopsi raporu sonucunda belirleneceği öğrenildi.

                                 

 

26 Şubat 2025 Çarşamba

    

İşgalci Trump'ın akıl almaz 'Yeni Gazze' videosu:
Altın heykeller, para yağmuru altında dans

2018 Pusula

 

Yanan hep bizdik / Sizler kömür sandınız! O dizelerin hikayesi

 Mustafa Eyriboyun 

Dün gece yarısından sonra tam yatmak üzereyken sevgili Engin Çöl'den bir mesaj geldi. "Yanan hep bizdik/Sizler kömür sandınız" şiirimi istiyor. "Ne zamana..." diye sordum. On-onbeş dakika kadar bekledim, cevap gelmeyince yattım. Çünkü bir önceki gece ağrıdan sızıdan hemen hiç uyuyamamıştım.
Engin'in "Yarına" diyen cevabını sabah okudum. Bu şiirin öyküsü epey uzun... Kısaca şöyle... Aslında Armutçuk grizu faciasının (1983) acısıyla sadece "Yanan hep bizdik/Sizler kömür sandınız" şeklinde sözlü olarak söylenmişti. Dizelerin yazıya dökülmesi ise 1992 Kozlu faciası sonrasına dayanır. "Dizeler"in dediğime bakmayın, o sözlerin bu kadar derin etkisi olacağını hiç düşünmemiştim. Şiir yazma gibi bir iddiam da hiç olmadığı için bunları bir yerlerde yayınlamak da aklımdan hiç geçmedi. Ta ki eşim (Dilek) Ankara Siyasal'da yüksek lisans yaparken, Mülkiyeliler Birliği Dergisi'nin editörlüğünü yapan Oktay Etiman'ın (Merhum) eşimden Kozlu grizu faciasıyla ilgili fotoğraf istemesine kadar. Fotoğrafla birlikte bu dizeleri göndermiştim. Gönderdiğim fotoğrafla birlikte bu dizeler de Dergi'ye kapak olmuştu. Fakat kendi ifadesiyle "yoğunluktan", Oktay Etiman, derginin hiç bir yerinde adımı yazmamış. Daha sonra Mehmet Özer'in bir şiir kitabında bu dizeleri kendi yazmış gibi kullanması üzerine Etiman ile yazışmalarımız olmuştu. (Oktay Etiman ve şahsen tanımadığım bir iki kişiyle yazışmalarımıza ait e-postalar hesabımda kayıtları duruyor.)

“Ben şiir yazdım” demeye cidden utanıyorum. (Şair dostlarım lütfen affetsin.) Ancak bu dizeleri şiir formunda yazmam ise 2000 ya da 2001 yılına dayanıyor. O güne kadar orda-burda, kağıt parçalarına, defter köşelerine yazdığım ne varsa bilgisayara kaydetmiştim. Bunları noterde tescilletmek istedim fakat ciddi bir para tuttuğu için vazgeçtim. Az para tutsun diye bir sayfaya birden çok şiirimsi sığdırmıştım (uyanığız ya...) ama meğer noterde sayfa denince belli bir sözcük sayısı esasmış. Yüz küsur sayfa dosya bilgisayarımda onyedi yıldır duruyor. Bu arada e-posta gruplarında, eski/yeni Facebook hesabımda yazdıklarım hariç... Düz yazı hariç, sadece şiir formunda yazdıklarımı toplasam onlar da bir otuz kırk sayfayı bulur.

Tanıdık tanımadık pek çok kişi, arkadaş, dost benden kitap beklediğini söylüyor/yazıyor. Doğrusu bu gururumu okşamıyor değil. Ancak kitap yazmak, "Tamam bunun işi bitti. Bu oldu" demek gibi bir şey. Ben hiç bir şeyi sonlandıramam ki... Hâlâ bu "Yanan Hep Bizdik" şiir denemesini okuduğumda bile bazı yerlerini değiştirebilirim. Yani bende "plastik sanatlar" yerine "elastik sanatlar" var. Bereket bu denememi Gülden Hanım Halkın Sesi gazetesindeki şiir sayfasında yayınladı. Onunla, bulup Engin'e gönderdiğim aynı mıdır? Yoksa değiştirilmiş midir onu bilemiyorum. Çünkü elli yerde kayıt var. Şu an bulabildiğim bu.


Sürç-ü lisan etti isek affola. Günler hayr, şerler defola... 

2018 

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eyriboyun
Bülent Ecevit Üniversitesi
Mühendik Fakültesi
Makine Mühendisliği Bölümü
 
                                   

(Trump Gaza)


Trump’tan mide bulandıran Gazze paylaşımı
Daha önce yaptığı açıklamalarda Gazze'yi devralacağını söyleyerek, Gazze'deki Filistinlilerin kalıcı olarak zorla yerinden edileceğine ve Gazze'de bir 'emlak geliştirme planının' hayata geçirileceğine işaret eden Trump'ın 'Gazze planına' tepkiler sürerken, Cumhuriyetçi ABD Başkanı, bugün paylaştığı videoda, "Gazze 2025, sırada ne var?" yazısıyla birlikte Gazze'deki yıkımı gösteren yapay zeka görsellerinin ardından, yine yapay zeka ile oluşturulmuş görsellerde Gazzelilerin gökdelenlerin inşa edildiği, lüks araçların sokaklarda dolaştığı Gazze'ye doğru yürüdüğü görülüyor.
 33 saniyelik videoda ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı ve 'Hükümet Verimlilik Departmanı'nı (DOGE) yöneten milyarder iş insanı Elon Musk'ın deniz kenarında gülerek yemek yediği, erkek dansçıların kumsalda dansöz kıyafetiyle dans ettiği, bir çocuğun elinde Trump'ın başı şeklinde altın rengi bir balon taşıdığı, Gazze sahiline yatların yanaştığı, Trump'ın bir gece kulübünde bir dansözle karşılıklı dans ettiği, Musk'ın kumsalda havaya para saçarak dans ettiği ve çocukların da havada savrulan paraların altında dans ettiği görüldü. 'Trump'ın Gazze'si' (Trump Gaza) ifadesinin yer aldığı, otel olduğu anlaşılan bir binanın yanı sıra Trump'ın altından bir heykelinin de Gazze'ye dikildiği, Trump ile İsrail'in Gazze'ye saldırıları dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) hakkında tutuklama kararı çıkardığı İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile birlikte üzeri çıplak bir şekilde havuz kenarında güneşlendiği sahneler de videodaki görüntülere yansıdı. Trump ile Netanyahu'nun arasında ise yine 'Trump'ın Gazze'si ifadelerinin yer aldığı görüldü. 
                        

25 Şubat 2025 Salı

Beşiktaş

 

Boğaziçi Üniversitesinde atanmış yönetim 34 kulüp ve topluluğun yönetim kurulunu görevden aldı 
Boğaziçi Üniversitesinde atanmış yönetim, 25 Şubat'ta 34 kulüp ve topluluğun imzaladığı ortak bildiri gerekçesiyle pek çok kulübün yönetim kurulu üyelerini görevden alınmasına ve etkinliklerinin bir ay süreyle dondurulmasına karar verildi. Kulüplere gönderilen açıklamada şöyle dendi:

26. Yıl

 


Türkiye'nin tüm sahafları: Nadir Kitap

Soğuksu / Simit Fırını Karşısı

-AÇIK-

18 Şubat 2025 Salı

Martin Parr ve yönetmen Lee Schulman

Sanatın yapay zekayla yorumu telife tabi mi?
Geçen ay Paris’te Unifrance Paris’te Randevu 2025 etkinliğine katılan Dijital Platformlar editörümüz Elçin Yahşi’nin ünlü belgesel fotoğrafçısı Martin Parr ve yönetmen Lee Schulman ile yaptığı söyleşi ile ilgili anlattıkları aklıma yine Ara Güler’in yapay zekayla hareketlendirilmiş fotoğraflarını getirdi. “Bireysel fotoğrafçılığın esaslarının yapay zeka ile kopyalanabilir veya geliştirilebilir olmadığını düşünüyorum” diyen Parr’a Yahşi, usta Güler’in hareketli fotoğraflarından bahsettiğinde, “Rezalet bir şey bu, hiç iyi bir haber değil” yorumunu yapmış, Schulman da araya girip şakayla karışık, “Magnum’a haber verin yapanı dava etsinler” deyivermiş.

Hem etik hem hukuksal açıdan sorun olabilir

 Northeastern Üniversitesi’nde felsefe alanında araştırma doçenti de olan Cansu Canca, “Bu durum etik açısından bakıldığında eserlerin kullanımından beklentimize ve eserlere yapılan yaratıcı katkılara bağlı” diyor ve ekliyor, “Burada hangi çalışmalar etik, hangileri değil, önce bunun analizi yapılmalı.” Peki yurtdışında nasıl gelişmeler var? “Geçen sene Hollywood yazarlar ve aktörler grevinde de bu konu gündemdeydi” diyen Canca anlatmaya devam ediyor, “Yapay zeka yaratıcı alanlarda başkalarının eserlerine ne kadar müdahale etmek için kullanılabilmeli konusunda yasal olarak netlik kazandırmak için çalışmalar var. Hangileri telif hakkından dolayı kullanılamaz, bu da aktif dava konularından. ” 
                                         

16 Şubat 2025 Pazar

ABD

ABD'li yönetmen Michael Moore, Gazze'deki soykırımın güçlü propagandayla gizlendiğini söyledi

Akademi ödüllü yönetmen Moore, X'teki paylaşımda Gazze'de yaşananlara dikkati çekerek, "Hiçbir film yapımcısı, yazar veya sanatçı, kendilerinin yok edilişinin hikayesini anlatmak zorunda kalmamalı. 22 cesur Filistinli film yapımcısı, geçen yıl Gazze'de evlerinin ve şehirlerinin enkazından çıkarabildikleri her türlü aracı kullanarak hikayelerini filme almanın bir yolunu buldu. Yönetici yapımcısı olmaktan gurur duyduğum olağanüstü film 'From Ground Zero', 2 saatten kısa bir sürede, bu konuyu anlatan kısa filmlerden oluşuyor. İşin gerçeği şu ki, bu filmin varlığı bile insani ve sinemasal bir mucize. From Ground Zero'yu izleyin." ifadelerine yer verdi.

Kendi kişisel internet sayfası michaelmoore.com'da da bu konuyla ilgili detaylı bir yazı kaleme alan Moore, şunları kaydetti: