25 Eylül 2026 Cuma

Suskunluk


Suskunluk sarmalına karşı gazetecilik: Bir konferanstan notlar 
 İlk oturumda, geçen yıl ödül kazanan “Gazze Projesi” araştırmasını yürüten isimlerden Huda Osman söz aldı. Gazze’de İsrail’in öldürdüğü gazeteciler hakkındaki haberlerinin bu cinayetlerin sorumlularının hesap vermesi konusunda somut bir etkisi olmadığını belirten Osman, “bir haberin etkisi nasıl ölçülür?” diye sordu. 110 Filistinli gazetecinin öldürüldüğü savaşta, gazetecilerin hedef gözetilerek katledildiğini belgelemişlerdi, ancak sorumlulardan hiçbiri bu suçlar için henüz hesap vermedi; uluslararası camia sessizdi. Osman’a göre savaş suçlarının kayıt altına alınması kısa vadede olmasa da yıllar sonra hesap sorulabilmesi için tek yoldu.

 Uluslararası yarışmanın jüri başkanı Bosna-Hersek’ten deneyimli gazeteci Leila Bičakčić’ti. O da yapılan haberlerin etki gücünün nasıl ölçüleceğine değindi: “Bazen bir yasa değişiyor, bir soruşturma açılıyor, denetleyici bir kurum devreye giriyor, bir politikacı istifa ediyor, bir şirket uygulamalarını değiştiriyor… Ancak değerlendirdiğimiz haberler ‘etki’nin her zaman kısa vadede görülemediğini ya da yukarıdaki örneklerde olduğu gibi çok kolay ölçülemediğini de gösteriyor. Gazetecilik bazen de bazı kurumların artık görmezden gelemeyeceği sorunları görünür kılar. Yurttaşlara daha önce farkında olmadıkları deliller sunar, yasama ya da yargı organlarının gündemine etki eder. Bazen de toplum hafızasına kayıt düşer ve sonrasında iktidara gelenlerin ‘biz bunu bilmiyorduk’ demesini engeller”.

 “Kaçak fabrikalar” adlı bir diğer haber ise doğada yok olmayan çevrede ve insan vücudunda birikebilen kimyasalları (PFAS) odağına alıyordu. Gazeteciler İtalya'nın kuzeyindeki Vicenza kentinde bulunan ve bölgedeki yüz binlerce kişinin içme suyunu PFAS kimyasallarıyla kirleten fabrikanın izini sürdü. Altı kişilik ekip İtalya’da üretimi yasaklanan fabrikanın sökülerek Hindistan'da yeniden kurulduğunu ortaya çıkardı. Aynı müşterilere çevre koruma yasaları daha gevşek olan başka bir ülkede üretim yapılıyor, bu kez Hindistan’dakiler zehirleniyordu. Haber Hindistan'da büyük tepkiye yol açtı. Milletvekilleri fabrikanın kapatılmasını talep ederken, bölge sakinleri tesisin önünde protestolar düzenledi ve yasaklı kimyasalların ithalatına karşı bir imza kampanyası başlatıldı.

 

Jüri son olarak, Hırvatistan’dan Barbara Matejčić'in iki ülkeden meslektaşlarıyla hazırladığı “Fotoğraf İçin Öldürmek” araştırmasına özel ödül verdi. Araştırma, 1992 yılında Bosnalı Sırp bir milisin bir sivili infaz ederken çekilmiş fotoğraflarını yeniden gündeme getirdi. Cinayeti görüntüleyen foto muhabirlerinin yalnızca tanık mı olduklarını, yoksa orada bulunmalarının infazda bir rol oynayıp oynamadığını sorguladı. Fotoğrafları Reuters haber ajansına satan, dünyanın en prestijli fotoğrafçılık ödülü World Press Photo ödülü kazanan ve Hollanda'da sığınma hakkı elde eden foto muhabiri, bir gazetecilik kahramanı ilan edilmişti. Ancak Bosnalı Müslüman keskin nişancı olarak belirttiği kurban bir sivildi. Haber bunu ortaya çıkardı. Öldürülen kişinin ailesi 30 yıl sonra babalarının masumiyetini bu haberle dünyaya duyurdu. Araştırmanın ardından fotoğrafın açıklaması düzeltildi, fotoğrafçıya verilen ödülün geri alınması için de imza kampanyası başlatıldı. 
Can Ertuna   Birgün