24 Ekim 2025 Cuma

akıl hastalığı

Psikiyatr Cemal Dindar: ‘Hangi sınıfın dilini konuştuğunuz, tedavide belirleyici’ 

Başta elbette eşitsizliklerle biçimlenir. Batı’da bir mülteciyseniz daha fazla akıl hastalığı ile damgalanma riski altındasınızdır. Psikiyatrinin ve psikiyatrın aşina olduğu dili konuşmayanlar daha fazla damgalanırlar. Bu sadece ana dili konusu değil, o da önemli elbette. Orta-üst sınıfın dilini konuşmaktan da söz ediyorum. Dil sınıflara göre de biçimlenir. Paranız varsa ruh sağlığı alanı size daha konuşkan ve cömerttir, 45 dakika ayırır, yoksa dili ketumlaşır, 5 dakikalık görüşmeyle elinizde bir kutu ilaçla çıkarsınız odadan. Bugün çok kaba, insan karşıtı bir sistem var ruh sağlığında. “Varsıllara terapi, yoksullara ilaç” mottosuyla işleyen. Bu, toplumların kitleleştirilmesine hizmet eden bir sistem… Bir toplumda psikotrop ilaç kullanımının bu kadar yoğun olması bir halk sağlığı sorunudur. Yani ilaç kullanımının yaygınlığı ve dozların yüksekliği toplumları bastırmanın araçlarından biri.

Bugün açısından, özellikle de akademide psikoloji biliminin toplumsal dinamiklerine dair ne söyleyebiliriz?

Türkiye’de ruh sağlığı alanı ağır bir tıp hegemonyası altında. Yeni yasal düzenlemelerle sistem bunu daha da perçinleme eğilimini belirtti. Psikoloji, tuhaf bir açmazın içinde gördüğüm kadarıyla… Bir yandan yasasız bir uygulama alanı. Bunu toplum ruhsallığı açısından çok riskli buluyorum. Öte yandan de facto bir durum da var, benim neoliberal inanç sistemleri dediğim kişisel gelişim, koçluk benzeri alanlarca yersizleştirilmeyle yüz yüze psikoloji.

Akademinin hali ise bunlarla uyumlu. Özellikle özel üniversitelerdeki birçok psikoloji bölümünde öğretim üyesi olarak psikiyatr hakimiyeti var. Bu başlıca garabetlerden biri. Ayrıca bilişsel davranışçılık ve bunun eşlikçisi Amerikan kültürcülüğü akademik aklı kötürümleştiren bir etki yaratıyor.